Contraria Vocantum Rpg
Bir gezegen ve birbirine düşman iki ırk. Bir de arada kalanlar... Yüzyıllardır süre gelen bir savaş... Bu büyülü savaşa siz de dahil olun!

Üyeyseniz giriş yapın, eğer değilseniz hemen kaydolun ve eğlenceyi kaçırmayın!



 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Danielle Hartnett-

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Danielle Hartnett
4. Sınıf | Alba Öğrenci
4. Sınıf | Alba Öğrenci
avatar

Karakter Yaşı : 16
Rp Partneri : Paul Carter.
Mesaj Sayısı : 17
Kayıt tarihi : 10/03/11
Lakap : Danni, Ell , D.

MesajKonu: Danielle Hartnett-   Perş. Mart 10, 2011 6:09 pm

Gözlerimi pencereden dışarı gelen soğukluğa bıraktım. Uykulu gözlerim,
soğuktan yaşlanmıştı. Hafifçe gözlerimi kırpıştırdım. Bir damla üzüntüsüz yaş yanaklarımda süzüldü. İçimi çekerek, saçlarımı önüme aldım. Simsiyah ve yağlıydılar. En son ne zaman banyo yapmıştım ki? Bir an kendimden iğrendim. Sonra pencereyi yavaşça kapatarak, odama doğru yürümeye başladım. Koca taş duvarlı koridordan odama doğru yürürken,
elimi elime sürterek buz gibi ellerimi ısıtmaya çalışıyordum. Gerçi birazdan ısınacaktım. Odam kaloriferler sayesinde sımısıcaktı. Kapının önüne gelmemle hafif bir baş ağrısı hissettim. O ses yine kulaklarımda çınlıyordu. "Dulce! Dulce!" . Cadının büyüsü 2 gün sürecekti en fazla. En azından öyle umuyordum. Duvara elimi koydum. Buz gibi ellerim, daha da soğuk olan duvara değince, hızlıca bir iç çektim. Diğer elimle de başımı ovuyor, kapıya doğru yönelmem gerektiğini düşünüyordum. Kendimi toplayıp yorgun adımlarla kapıyı açmak için yöneldim. Harika bir el oymacılığıyla yapılmış, büyük eski kapının, parlak gümüş kolundan çekerek içeri girdim. Birden odanın içinden gelen sıcak hava dalgasıyla karşılaştım ve başım yeniden zonklamaya başladı, ellerim ve ayaklarım uyuştu.

O kadar sıcaktı ki, kapıyı açık bıraktım. Büyük meşe dolabın önüne geldim. Kapağını açarken mavi pileli eteğimle, krem kazağımı giymeyi düşünüyordum. Dolabımı biraz karıştırmamla, aradıklarımı buldum. Yerdeki, dize kadar uzunluğa sahip yün beyaz çorabı ayağıma geçirdim. Beyaz taytımı ve pembe uzun kollu t-shirt'ümü üzerimden çıkardım. Yerine dolabımdan çıkardıklarımı giydim. Yine aynı meşe ağacından yapılan
şifonyerimin önüne gelip, aynaya baktım. Saçlarım belime kadar uzunluktaydı ve kirliydi. Hemen şifonyerin üstünden bir toka kapıp, saçımı topuz yaptım. Artık o kadarda kötü gözükmüyordu. Biraz rahatlamak için burayı en uygun yer olarak düşünmüştüm. Yanılmışım. Öyle ki saçımı bile yıkayamıyordum. Ufak bir duş alıp sadece temizlenmek için soğuk koridoru geçemezdim. İşime gelmezdi.

Şifonyerin büyük alt çekmecesini açtım. Hemen gözüme çarpan minik tahta bir kutuydu. Kutuyu elime aldım ve açtım. İki küçük inci küpeyle karşılaştım. Bu küpeleri daha önce hiç görmemiştim. Herhalde annem koymuştu. Kulaklarıma taktım. Çok güzeldiler. Annem elinde bir büyü kitabıyla içeriye daldı. "Dulce hayatım! Birde bunu deneyelim." ve birden kulaklarımdaki küpeleri gördü. "Nerden buldun onları?" diye sordu soğuk bir sesle. "Şifonyerimin en alt çekmecesindeydi. Bende sen koydun sanmıştım." dedim aynada küpelerime bakarak. Asasını ve büyü kitabını bir köşeye bıraktı ve kendi elleriyle kulaklarımdan küpeleri çıkardı. Çıkarırken küpeler hafifçe parlamıştı. Şaşırdım. “Niye çıkardın?” diye sordum, sanki çıkardığı için şaşırmıştım. Bu küpelerde garip bir şeyler vardı ve ben ne olduğunu bulacaktım. “Hiç, hiçbir şey. Sadece yakışmamış.” dedi ve sahte bir şekilde gülümsedi. Bende onun kadar sahte bir şekilde ona gülümsedim. Yakışmıştı aslında konu bu değildi. Konu başka bir şeydi. Kendimi biranda çok güçsüz hissettim.
***
Gözlerimi açtığımda karanlık ve neredeyse boş olan bir odadaydım.Sadece tahta bir sandalye ve bir Türk kilimi vardı. Odada dört dönmüş koşuyordum. Gözlerimi tekrar açtım. Yine aynı yerdeydim ama bu sefer yalnız değildim. O cadı ve asası. "Avada Kedavra" derken ki o ciyaklayan sesi. Gözlerimi tekrardan açtım, şimdi göl kenarındaydım. Ve gölün diğer tarafında 10 kadar ruh emici. Aniden bana döndüler ve bum!
***
O iğrenç tiksinç kokuyla irkilmiştim. Odamdaydım, yatağımda ve annem başımda, alnını kırıştırarak oturuyordu. Gözlerimi açtığımı görünce çok sevinmişti. Hemen burnumun önünden iğrenç kokan Diktose otunu ittim. "İyi misin?" dedi annem. Kafamı sallayarak karşılık verdim. Bu ikinci kabustu. Diğeri de bir benzeriydi. O cadının ne istediğini hala anlamamıştım. Anlayacağımı da sanmıyordum. Çünkü ne istediği konusunda ufak bir fikrim bile yoktu. Hiçbir şey yapmamıştım. Masumdum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Vis Sanctus
Kutsal ışık|| Yaratıcı
Kutsal ışık|| Yaratıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 482
Kayıt tarihi : 07/11/10

MesajKonu: Geri: Danielle Hartnett-   Perş. Mart 10, 2011 9:03 pm

Gerekli Uzunluk= 8 puan
Anlatım= 18 puan
Renklendirme/Görünüm= 9 puan
İçerik/Kurgu= 18 puan
Akıcılık= 9 puan
İmla= 9 puan
Paragraf Düzeni= 3 puan
Tutarlılık= 4 puan

Toplam= 78
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Danielle Hartnett-
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Contraria Vocantum Rpg :: Yönetim :: Rp Gücü Hesaplama-
Buraya geçin: