Contraria Vocantum Rpg
Bir gezegen ve birbirine düşman iki ırk. Bir de arada kalanlar... Yüzyıllardır süre gelen bir savaş... Bu büyülü savaşa siz de dahil olun!

Üyeyseniz giriş yapın, eğer değilseniz hemen kaydolun ve eğlenceyi kaçırmayın!



 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Clémentine.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Clémentine Daphne Lórien
Rütbesini Almamış Üye
Rütbesini Almamış Üye
avatar

Karakter Yaşı : ~
Rp Partneri : ~
Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 18/03/11

MesajKonu: Clémentine.   Cuma Mart 18, 2011 7:48 pm

“Artık bir umut yok, umuda dair hiç bir şey yok..."
Derin bir karşı çıkışın sonu saklıydı bu sözlerde, uzun bekleyişler. Kabullenişler dindiriyordu karşı çıkışları, zamanın yardımıyla. Kabullenebilmenin en yakın dostu değil miydi zaten zaman? Güçlü görünmeye çalışan bir erkeğin de dudaklarından dökülmüştü bu sözler. Ben umuttan uzaktım, duyabildiklerimden uzaktım, nefes alanlardan uzaktım ve... Yaşamdan uzaktım...

Yağmur damlalarının tenimde uyandırdıkları sesleri dinliyorum, ne kadar zaman geçtiğini bilmeden karanlığın çöküşünü izliyorum düşlere. Karanlığa bulanan ruhlar… Yağmurdan umut bekliyorum, gölgelerin içindekilere ulaşabilmek için. Güneşi görmeye çalışıyorum kasvetli bulutların arasından, ihtiyacım var sıcaklığını hissetmeye cansız bedenimde. Ben yaptım diye fısıldıyorum kendime, kendimi karanlığa sundum. Bu benim hikayem, bir çoklarından çok uzakta. Çocuksu masumluğundan kalan bakışlarımla arıyorum güneşin sıcaklığını. Ama masumluk artık unutulmuşların arasında. Bir yer diye düşlerdim, karanlığın sadece huzurlu kasvetinin bulunduğu, masumluğun hala hüküm sürdüğü. Acıtmayan hayal kırıklıklarımı hissediyorum içimde, tekrar kıpırdanıyorlar. Beklentilerden arındırmışken kendimi -en azından öyle sanarken- birden çok darbe almak, bir beklentinin olmaması kadar acıymış. Değerler önemliymiş, nefes almak bazen sadece mutluluk sebebiymiş. Nefesim beni terk ettiğinde bunu anladım. Şimdi bazen onu özlediğimi her ne kadar inkar etmeye çalışsam bile kabul edebilirim. Buradan izliyorum şimdi hepsini. Özlemek... Sonbaharın sıcak kızıllığı kadar narin bir duyguymuş. Yeşili ne kadar özlediğimi anlıyorum kendimi derin ormanların içinde bulduğumu düşünürken, öyleymiş gibi hissederken. Bu benim hikayem, yapraklara özlemle bakıyorum şimdi ve küçük adımlarla yaklaşıyorum bir ağaca. Mor bir çiçek dikkatimi çekerken bir kelebek omzumun üzerinden uçup gidiyor... Gidebileceği kadar uzaklara nefeslerinin yettiği kadar, oysa kim bilir onun gitmek istediği yer neresi. Ona gülümsüyorum ama birden duraksatıyor bu gülümsemenin acıma duygusunu andırabileceği düşüncesi. Sessizce özür dileyerek kelebekten devam ediyorum yürümeye, ben güneşi arıyorum. Karanlık, gelmekte olduğunu anlatıyor bana ama şu an onu düşünmek istemiyorum, bu benim hikayem ve şu an karanlığa yer yok içinde. Ben mutlu olmayı düşünüyorum ve birazdan içimi saracak mutluluk hissinin düşüncesi bile içten bir tebessüm yaratıyor yüzümde. Ormanımı yavaş yavaş geçiyorum, güneşin artık çok uzakta olduğunu biliyorum. Ama artık bunu da umursamıyorum, sadece ilerliyorum. Belki kelebeği bulurum diye düşünüyorum belki de güneşi. Belki de...Ah, umut... Bundan ne kadar aciz bırakılmışım diyorum. Biraz serpiştirilmiş olsaydı bana belki de nefesim tarafından terk edilmiş olmazdım. Pişmanlık duygusu geliyor aklıma, ne kadar garip bir şeydir bazen. Bir şeyin farkına varıyorum o an. Umut'a yaptığım haksızlığı anlıyorum, her geçen an işletiyor bunu benliğime. Umut hep varlığını hissettirmişti aslında, ben fark edememişim. Şimdi hepsine son bir kez özlemle bakıyorum. Bunun son olduğunu biliyorum ama kaybederek ulaşılan bir sonmuş gibi gelmiyor bana ve huzurluyum. Masumluğunda içimde olduğuna inanıyorum, ışıklar son kez görünüyor bana. Onları artık özgür bırakıyorum.

Son yağmur damlaları da düşüyor, yağmurun müziği ben yalnız bırakıyor ve ben ona veda ediyorum. Huzuru hissediyorum, masumluğun içimde olduğuna inanıyorum. Yeşili görüyorum, etrafımı kaplayan yeşilde kaybolmak istiyorum. Pişmanlık denen duygu aklıma geliyor, garip bir duygudur ve genelde benden uzak olmuştur. Şimdi bile onu özleyeceğimi sanmıyorum, bu beni gülümsetiyor, ışıktan umudumu hala kesmiyorum ama biliyorum ki ışığı bulmak benim için pek bir şey ifade etmiyor. Bu bir kabulleniş belki de. Benceyse bir son, kaybedişlerden uzak bir son ama. Çünkü ben böyle olduğunu düşünüyorum ve bu benim hikayem. Huzurun içinde kendimi kaybetmek istiyorum ve kendimi yavaşça bırakıyorum.Karanlık yaklaşıyor, çöküyor, kaplıyor etrafımı... Ben... Özgür olmayı hissediyorum, hissettiğim her şeyi özgürlüğün çılgınlığına veriyorum. Işık uzakta... Işık benden çok uzak. Ben yaptım diyorum kendime, kendimi karanlığa sundum. Bu benim hikayem. Karanlık üzerime örtüyor kadife örtüsünü, artık ışığa ihtiyacım yok, ışığın sıcaklığına ihtiyacım yok. Cansız bedenimin sıcaklığa ihtiyacı yok, ben son kez bakıyorum, son kez hissediyorum ve son kez çılgıncasına taşıyorum bedenimden. Karanlığa bulanan ruhlar... Ben de yerimi almaya gidiyorum gölgelerin içinden, yapmam gerekeni biliyorum. Bu benim hikayem ve ben masumum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Vis Sanctus
Kutsal ışık|| Yaratıcı
Kutsal ışık|| Yaratıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 482
Kayıt tarihi : 07/11/10

MesajKonu: Geri: Clémentine.   Cuma Mart 18, 2011 9:21 pm

Gerekli Uzunluk= 8 puan
Anlatım= 23 puan
Renklendirme/Görünüm= 8 puan
İçerik/Kurgu= 23 puan
Akıcılık= 10 puan
İmla= 8 puan
Paragraf Düzeni= 5 puan
Tutarlılık= 5 puan

Toplam= 90
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Clémentine.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Contraria Vocantum Rpg :: Yönetim :: Rp Gücü Hesaplama-
Buraya geçin: