Contraria Vocantum Rpg
Bir gezegen ve birbirine düşman iki ırk. Bir de arada kalanlar... Yüzyıllardır süre gelen bir savaş... Bu büyülü savaşa siz de dahil olun!

Üyeyseniz giriş yapın, eğer değilseniz hemen kaydolun ve eğlenceyi kaçırmayın!



 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Cressida Lé Boursier

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Cressida Lé Boursier
Rütbesini Almamış Üye
Rütbesini Almamış Üye


Karakter Yaşı : 23
Rp Partneri : Yok.
Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 27/06/11
Gerçek Yaş : 22
Lakap : Essy.

MesajKonu: Cressida Lé Boursier   Ptsi Haz. 27, 2011 5:22 pm

Parmaklarım, siyah beyaz piyano tuşlarının üzerinde ahenk ile dans ediyorken çıkan rahatlatıcı sesler kulağımı dolduruyor, içime manasız bir huzurun doğmasına neden oluyordu. Kendimi, beni belimden yakalamış bir prens ile notaların üzerinde bir o yana bir bu yana uçarken hayal ediyor ve bitmek bilmez haz duygusu ile gözlerimi yumuyordum. Tiz notalardan biri kendini etrafta ki seslerden soyutlamış olan kulağımı okşuyor, gösterinin henüz bitmediğini fısıldıyordu. Üzerinde uçtuğum notalar birden bire yok olurken, seyircilerle dolu salona geri dönüyor ve gerçek dünyaya bir kez daha, ''Merhaba.'' diyordum.

Beyaza kaçan buğday tenim ile büyük bir uyumda olan narin ve uzun parmaklarım hızlanıyor, kırmızı perdeler ile bezenmiş salonda bir kaç fısıltı haricinde sadece piyanonun mırıldandığı melodi duyuluyordu. Beni bir melekten farksız gösteren, bedenime tam oturmuş beyaz parlak elbisem ile oturduğum yerde hafifçe kıpırdanıyor ve bakışlarımı sahnenin seyirci koltuklarına doğru çeviriyordum kendime engel olamaz bir biçimde. Kahverenginin koyu tonlarını içinde barındıran gözlerim buz mavisi gözlerle karşılaşırken bir süre soğuk alanlarda dolaşıyor daha sonra yine siyah beyaz tuşlara geri dönüyordum. Üşüdüğümü, buz mavisi gözler sayesinde kalbimin acıdığını belli etmezken son bir kez daha bastım aynı tuşlara.

Son kez narin parmaklarım siyah tuşlar ile buluştu ve henüz bir kaç saniye dolmamışken tüm seyircileri büyüleyen melodi sustu. Bir kez daha beyaza uzandım ve hafifçe hepsine dokunurken selam vermek üzere ayağa kalktım. Gösteri bitmişti. İçinde bulunduğum salonun kırmızı perdeleri, bordoya kaçan duvarları beni boğmaya hazırlanıyorken hızla selam verip sahneden uzaklaşıyordum. Kaçmak ister gibi.

Krem rengi koridorlara ulaştığımda, ''Her zaman ki gibi mükemmel bir gösteriydi.'' tarzında söylentiler kulağımı parçalıyor, beni hayal dünyamdan çekip alıyordu. Oysa ben övgü istemiyordum, hele muhatap olmaktan hoşlanmadığım insanların beni hayal dünyamdan çekip almasını, Uzak Diyarlardan uzaklaştırmasını hiç istemiyordum. Koridoru hızlı adımlarla aşmaya çalışırken yakışıklı piyanistlerin bir kısmı beni kesiyor, bir kısmı ise aynı övgü dolu sözleri mırıldanıyordu. Koridorun sonunda karşılaştığım, daha önce fark ettiysem bile sima olarak hatırlayamadığım siyah uzun saçlı bir kız beni durduruyor ve, ''Hey! Sen mükemmel bir iş çıkardın. Bütün gösteriyi perde arkasından dinledim.'' dedi, ses tonunda ki heyecan gerçekten beni deli etmeye yetmişti. Ve heceliyordu, ''M ü k e m m e l d i!'' diye. ''Mükemmel.'' kelimesini vurgulamak istediği fakat abarttığı her hali ile belli oluyordu.

Tek istediğim biraz huzur iken, koridorun sonunda ki tahtadan yapılma kapıyı açıp hızla içeri girerken henüz adını bile bilmediğim genç kız beni takip etmeye bu odada da devam ediyor ve bir şeyler söylüyordu. ''Gerçekten buraya geldiğimden beri izlediğim en mükemmel gösteriydi.'' dediğini hayal meyal anlıyor fakat onun bu sözlerine aldırmazken üzerinde ağırlık yapan mücevherleri cam masanın üzerine fırlatmaya devam ediyordum.

Aradan geçen bir kaç dakikanın ardından susmayacağını fark ettiğim kızı kapıya doğru ilerletirken, ''Övgü dolu sözlerini de alıp git ve kafamı dinleyebilmem için beni rahat bırak, anladın mı?'' diyerek çokta yüksek olmayan bir tonla heyecanlı genç kızı kapı dışarı ediyordum. Giderek nazik ve ağır başlı tavırlarımdan uzaklaştığımı fark ederken az önce kapı dışarı ettiğim kızın birine, ''Pekte bahsettiğin gibi insancıl biri değilmiş.'' dediğini duyuyordum. Az sonra yaslandığım kapıyı biri tıklatırken gelenin kim olduğundan adım gibi emin pencere kenarına doğru ilerliyor ve tıkırtılara yanıt olarak, ''Gel.'' diye mırıldanıyordum.

Kapı hızla açılırken içimi donduran buz mavisi gözlerin sahibi içeriye giriyor ve bir kaç büyük adımın sonrasında pencere kenarına, hemen yanıma ulaşıyordu. ''Neyin var senin?'' diye soruyordu dondurucu bir ses tonlaması ile. İçim bir kez daha çarpan soğuk ile üşürken, ''Hiç.'' demekle yetiniyordum. ''Hiçbir şeyim yok.'' diyordum gözlerimi pencereden ayırmazken. Lanet olsun ki doğruydu bu. Hiçbir şeyim yoktu.

''Evet.'' diye mırıldanıyordu buz gözleri ile tüm güzelliği yok eden adam.
''Evet.'' diye mırıldanıyordum onunla birlikte bende, gözlerim dolmaya yüz tutarken.

Bir an için ihanetini bildiğimi söylemek istiyordum ama boğazıma dolanan düğüm dilime de dolanırken söyleyemiyor, haykıramıyor ve ne kadar istesem de yüzüne bir tokat atamıyordum. Kendimle cebelleşirken onun soğuk nefesini yanağımda hissediyordum. Yanağıma ufak bir öpücük kondururken gözlerimi istemsiz bir şekilde yumuyor ve acıyan gözlerimin yaşlarını akıtmasına engel oluyordum. Buzdan adam, ''Görüşürüz.'' diyerek odadan çıkarken bir gerçek yüzüme vuruyordu;

Lanet olsun onu seviyordum!




Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Vis Sanctus
Kutsal ışık|| Yaratıcı
Kutsal ışık|| Yaratıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 482
Kayıt tarihi : 07/11/10

MesajKonu: Geri: Cressida Lé Boursier   Ptsi Haz. 27, 2011 5:34 pm

Gerekli Uzunluk= 10 puan
Anlatım= 16 puan
Renklendirme/Görünüm= 9 puan
İçerik/Kurgu= 14 puan
Akıcılık= 8 puan
İmla= 8 puan
Paragraf Düzeni= 5 puan
Tutarlılık= 5 puan

Toplam= 75
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Cressida Lé Boursier
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Contraria Vocantum Rpg :: RP Out :: Arşiv :: Rol Oyunları-
Buraya geçin: