Contraria Vocantum Rpg
Bir gezegen ve birbirine düşman iki ırk. Bir de arada kalanlar... Yüzyıllardır süre gelen bir savaş... Bu büyülü savaşa siz de dahil olun!

Üyeyseniz giriş yapın, eğer değilseniz hemen kaydolun ve eğlenceyi kaçırmayın!



 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Oscar Tommy Penn

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Oscar Tommy Penn
4. Sınıf | Alba Öğrenci
4. Sınıf | Alba Öğrenci
avatar

Karakter Yaşı : 16
Rp Partneri : ~
Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 27/06/11
Gerçek Yaş : 23

MesajKonu: Oscar Tommy Penn   Çarş. Haz. 29, 2011 4:13 pm

Kan... Acı... Çığlık... İnsanlar yerde sürünerek gidiyordu. Nimphelerin hepsi toza dönüşmüştü. Satirler korkudan ilk buldukları deliğe saklanmışlardı. İnsanların kopmuş organları hep tarafa dağılmıştı. Ceset kokusu bir sis tabakası gibi şehri kaplamıştı. Bu kokudan kurtulmak istiyordu. Aklına kampı geldi. Acaba şimdi kaç tanesi sağ kalmıştı. Soğuk soğuk terlemeye başladı. Lucia? Onu en son mevzi paylaşımında görmüştü. Acaba şimdi neredeydi? Onu biran önce bulmalıydı.

Ayağa kalkmaya hali yoktu. Neredeyse üç gündür savaştaydı. Kılıcını en son nehre düşerken görmüştü. Ama önemli değildi. Bir şekilde tekrar kendisine dönüyordu. Koluna baktı. Kılıcı ve kalkanı bileklik formunda kolundaydı. 'Keşke biraz nektar olsaydı.' diye geçirdi aklından. Bacağındaki ve kolundaki yaraların pansumanını yapabilirdi hiç olmazsa. Birazda enerji alırdı. Ama şimdi yapabildiği tek şey yatmaktı ve ona çok tatlı geliyordu. Sonsuza kadar orada yatabilirdi. Ama Lucia ne olacaktı? Peki ya Harold yada Mike? Peki ondan yardım bekleyen diğer Olimposlular? Babası?

Zar zor oturmayı başarabilmişti. Ama çok zorlanıyordu. Sanki birileri onu bıçakla doğruyordu. Çok acı çekiyordu. Kararından vazgeçmek üzereydi. Zaten şu halde ne işe yarardı ki? Tam tekrar yatıyordu ki gür bir ses kafasının içinde yankılandı. "Şimdi öylece bırakıyor musun?! O zaman neden buraya geldin?!" Korkmaya başlamıştı. "Hadi durma! Ona git! Tembelliğin için, onurunu yerin dibine geçirmek için ona yalvar! Keşke o gün şimşeklerle birlikte yeraltı dünyasını boylasaydın."

Titriyordu. Bu babasının sesiydi. Onu hayal kırıklığına uğratmıştı. O an dokunsan ağlayacaktı. Kendini çok suçlu hissediyordu. Hayır... Bunu onlara yapamazdı. Kehanette ne diyordu " Apollon oğlu güneşin umuduyla, kalbinin sevgisiyle istediği tarafın zaferine karar verecek. Ama onun bir kararı dünyayı yerle bir edecek" Tek yaşayan Apollon oğlu oydu. Bunu ona Hera söylemişti. Bunu onlara yapamazdı. En önemlisi bunu kendisine yapamazdı.

Ayağa kalktı. Daha önce kendini hiç bu kadar enerji dolu hissetmemişti. Sanki ilahi bir güç az önce enerjiye boğmuştu. Kendini biranda inanılmaz güçlü hissetti. "Kronos! Senin sonun benim elimden gelecek! Seni sonsuza kadar o lahitin içine hapsedeceğim!"

Bilekliğini kılıca dönüştürdü ve et yığınının içinden çıktı. Tam olarak nerede olduğunu bilmiyordu ama Times meydanına yakın olduğunu tahmin ediyordu. Kalkanını açtı. Ne tür bir tehlikeyle karşılaşacağını bilmiyordu. Her şeye karşı hazırlıklı olmalıydı. İlk sokaktan sağa döndü. Dar bir yoldu. Burayı hatırlıyordu. Rüyasında görmüştü. Melezlerin rüyalarının garip olduğunu ve gerçekleşme ihtimalinin çok büyük olduğunu biliyordu. Eğer bu rüya gerçekse... Lahitin anahtarı da gerçekten buradadır demektir. Kader tanrıçalarına dua ederek yürüdü. 69 numaralı evin önüne gelince durdu. Rüyasında hemen yanında ki 70 numaralı eve giriyordu. Lahitin anahtarını araştırıyordu. Ancak kolay kolay elde edemeyeceğini biliyordu. Rüyasının gerçek olup olmadığını merak ediyordu. Eve yaklaştı. Evde kimse yoktu. İçeri süzüldü. Buralarda olmalıydı. Rüyası doğru çıkmak zorundaydı.

Ev çok garip bir evdi. Kapıdan girildiğinde karşıda dimdik bir merdiven vardı. Sağ tarafta dört sol tarafta altı oda vardı. Odaların ikisinden duman çıkıyordu. Geriye kalanların hepsi fare kaynıyordu. Hiç bir eşya yoktu. Garip bir sessizlik vardı. Farelerden hiç ses çıkmıyordu. Hepside sanki birisi onları öldürecekmiş gibi davranıyordu. Burada kesinlikle garip bir şeyler vardı. Burası sihre maruz kalmıştı. Doğru yoldaydı. Aradığını burada bulacağına inanıyordu.Rüyasını hatırlamaya çalıştı. 'Kader sevgiyle sevgiyle umudun kaynaşmasıyla ortaya çıkar.' Sevgi ve umut... Acaba neyi kastediyordu? Birden görünmez bir şeye çarpmış gibi durdu. Kalbinde derin bir acı hissetti. Lucia... O buralarda bir yerdeydi. Aralarındaki sihirli bağ sayesinde onu hissedebiliyordu. Onu bulmalıydı.

Tüm odalara bakmıştı. Geriye yukarı kat kalmıştı. Büyük bir umut ve heyecanla yukarı çıktı. Tam karşısında altı tane kurt duruyordu. Onların arkasında eli kolu sıkıca bağlanmış şekilde Lucia ve o soysuz duruyordu. "Aa! Bakın kimler burada?! Aşk böceği koleksiyonumun son parçası. Oscar!" "Seni adi!"
İtiraf etmeliydi ki bunu hiç düşünmemişti. Lucia'yanlız bekliyordu. Öndeki iki kurt ona hırlayarak yaklaşıyordu. Ceplerine baktı. Yanında hiç gümüş yoktu. Kılıcı ve kalkanı ilahi bronzdan yapılmıştı. Ama bu kadar çabuk pes edemezdi. Bu kadar çabuk bitemezdi hiçbir şey. Gözlerini kapadı ve derin bir nefes. Savunma pozisyonu aldı Kılıcının bir işe yaramayacağını düşündü. Tam onu atıyordu ki her şey parıldamaya başladı. Beyaz bir ışık vardı kılıcının üstünde. Bu kutsal ışıktı. Ve bunu sadece... Bu kutsal gümüştü! İnanamıyordu. Gümüş... Bu Artemisti! "Tanrıçam çok teşekkür ederim! Çok teşekkür ederim!"

Kılıcını cesurca kaldırdı ve kurtların üstüne yürüdü. O soysuz çok şaşırdı. Emirler yağdırıp duruyordu. Sonunun geldiğini anlamıştı. Önce o ölecekti. Öndeki kurtları delik deşik ettikten sonra geriye dört kurt kalmıştı. Savaş zamanı diye geçirdi içinden. Kılıcını öyle bir savuruyordu ki rüzgarı hissedebiliyordu. Ares bile kıskanırdı onu görse. Lucia ile göz göze geldiler. Gözünde büyük bir aşk ve umut gördü. İşte budu. Lahitin anahtarı Lucia'ydı. Bu işi birlikte yapacaklardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Vis Sanctus
Kutsal ışık|| Yaratıcı
Kutsal ışık|| Yaratıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 482
Kayıt tarihi : 07/11/10

MesajKonu: Geri: Oscar Tommy Penn   Çarş. Haz. 29, 2011 6:39 pm

Gerekli Uzunluk= 8 puan
Anlatım= 16 puan
Renklendirme/Görünüm= 8 puan
İçerik/Kurgu= 17 puan
Akıcılık= 10 puan
İmla= 9 puan
Paragraf Düzeni= 4 puan
Tutarlılık= 5 puan

Toplam= 77
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Oscar Tommy Penn
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Contraria Vocantum Rpg :: RP Out :: Arşiv :: Rol Oyunları-
Buraya geçin: