Contraria Vocantum Rpg
Bir gezegen ve birbirine düşman iki ırk. Bir de arada kalanlar... Yüzyıllardır süre gelen bir savaş... Bu büyülü savaşa siz de dahil olun!

Üyeyseniz giriş yapın, eğer değilseniz hemen kaydolun ve eğlenceyi kaçırmayın!



 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Ophelia Le Cygne

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ophelia Le Cygne
Nigra | Ressam
Nigra | Ressam
avatar

Karakter Yaşı : 23
Rp Partneri : ~
Mesaj Sayısı : 13
Kayıt tarihi : 01/07/11
Gerçek Yaş : 25

MesajKonu: Ophelia Le Cygne   Cuma Tem. 01, 2011 12:58 pm

[ Kısa bir bilgilendirme , Lloyd süper zeka bir karakterdir, herşeyi dakikası ve saniyesine kadar hatırlar. ]

Gece azılı bir düşman gibi çıkarmıştı bilediği keskin kılıcını, acımadan karşısındakine sallıyor, açıkta kalan yerlere isabet eden keskin ve korkunç kılıcın karşısında büzülerek titreyenlere bakıp tiz bir sesle kahkaha atıyordu.Kahkası saldırısına karışıyor acımasız bir ıslık oluyor, ıslığı saldırısının ritmiyle birleşiyor daha da güçleniyordu. Gece sevgilisi kış ile çılgınca sevişiyordu. Onun sevgisi hırçındı benzemezdi Gecenin diğer sevgilisi olan yaza. Yaz yumuşaktı romantikti, sakindi. Oysa kış azgın bir fahişe gibiydi. İstediğini yapardı kimse onu durduramazdı,kimse. Hele ki Gece ona biraz ilgisiz kalsın hemen fırtınalar estirirdi. Kurtlar Gece ve Kış›ın aşkına uluyor en güzel şarkılarını söylüyorlardı. Baykuşlar iri gözlerini açmışlar bu aşka tanıklık ediyorlardı. Esen deli rüzgar evlerin penceresini dövüyordu. Şehir, bu aşkın etkisi altında titriyordu.

Londra›da , köhne bir apartman dairesinde camı kırarcasına esen rüzgara rağmen mezuniyet tezini hazırlamakla meşguldü Lloyd Blackheart. Tıp fakültesinden mezun olmak için son iki yıldır uğraşıyordu ve bu sefer her zamankinden kararlıydı. Tezi verecek ve Londra›ya bir daha dönmemek üzere elveda diyecekti. Afrikaya gitmek ve orada gönüllü olarak çalışmak istiyordu. Sıradan bir hastanede E.R›cılık oynamak ona göre değildi. Birşeyler değiştirmek istiyordu Blackheart. Ama önce mezun olmalıydı, öncelikli planı buydu. Kaslar ve kemikler arasında kendisini kaybetmiş gibi, çalışıyordu. Bu gece ödevi bitirmeliydi, yarın sabah tezin teslim olması gerekiyordu çünkü, aksi gibi tezde bitmek bilmiyordu. Saatin on ikiyi vurmasıyla Blackheart yerinden sıçradı. Burnunun ucuna düşmüş gözlüğünü düzeltti ve yüksek sesli çatırtılar çıkartarak gerindi. Oturduğu masanın başından kalkarak pencereye yürüdü, suratından yorgunluk ve memnuniyetsizlik akıyordu. Kışı kendini bildi bileli hiç sevmemişti. Pencereyi titreten rüzgara tiksinerek baktı, sonra da perdeyi çekti, rüzgara ve soğuğa tahammülü yoktu. Ufacık çalışma odasından çıkıp evin diğer ve son odası olan yatak odasına geçti. Dağınık çift kişilik yatağın üzerine oturdu ve ellerini başının üstünde birleştirdi. Beyni patlamak üzereydi on iki saattir durmadan çalışıyordu karnı açtı ve uykuya hasretti. En son 13 saat 43 dakika 24 saniye önce bir parça kurumuş ekmek bulmuş ve onu yemişti o sırada böyle bir rüzgar yoktu. Güneş batmamıştı. Rüzgar tam olarak 7 saat 19 dakika 09 saniyedir kesintisiz esiyordu ve son 3 saat 02 dakika 56 saniyedir şiddeti anormal derecede artmıştı bu artış aniden olmuştu. Kendini yatağa bıraktı, mezun olmak istiyordu ama bu yıl yine olamayacakmış gibi hissediyordu. Kendi kendine söyleniyordu sürekli , Lloyd diyordu 27 yaşına geldin , hala mezun olamadın , kurtulmalısın artık bundan. Sürekli bunu diyordu ama olmuyordu , mezun olamıyordu işte. Derin bir nefes aldı, gözlüğünü çıkarıp yatağın bir kenarına attı , kendini uykunun hülyalı kollarına bırakıyordu ki çalışma masasından gelen şangırtılarla aniden ayağa fırladı ve hızla çalışma odasına geçti, ve o an fark etti gözlüğünü takmayı unuttuğunu her yer bulanıktı, sadece pencerenin açık olduğunu anlayabiliyordu yüzüne vuran rüzgardan ve pencerenin önündeki karaltıyı görebiliyordu. Bir hırsız diye düşündü iyi ama şehrin bu tarafına hırsızlar gelmezdi, zaten kendi evleri buralardaydı.

« Kimsin sen ? « diye bağırdı karaltıya doğru karaltı kedilere özgü bir tıslamayla karşılık verdi Blackheart›in sorusuna , korkmuştu. Arkasını döndü ve neredeyse kör gözlerle odadan kaçtı. Yatak odasına gidip ,el yordamıyla gözlüğünü buldu, aynı hızla çalışma odasına giderken gözlüğü taktı. Çalışma odasına gittiğinde oda boştu, cam açıktı tez kağıtları dört bir yana saçılmıştı, dünyası bu sefer netti ama tıslayan karaltıdan eser yoktu. Blackheart odanın ortasında nefes nefese duruyordu, rüzgar hızla esiyordu. Genç adam sersemlemişti. Yerden tez kağıtlarını toplamaya başladı ama bir diğer yarısı dışarı uçmuştu kağıtların, öfkelenmişti ve korkmuştu. Arkasından aynı tıslamayı duyunca korkuyla ayağa kalktı ve sese döndü, elindeki dolma kalemi bir silah gibi tutuyordu. Karşısında şimdiye kadar hiç görmediği bir yaratık vardı. Bir insan ile bir kedinin karışımı gibiydi, büyük sarı gözleri insansı bir suratı vardı uzun değildi kısaydı ve heybetliydi, parmaksız deri eldiven giydiği ellerinden birini Blackheart›a doğru uzatmıştı, saçları azdı ve kabarıktı, uzun bir kuyruğu vardı. Blackheart heyecandan ve korkudan ölecek gibiydi.Dolma kalemi , kendini koruyabileceği bir kılıçmış gibi öne doğru sallamaya başladı , saçma sapan konuşuyordu, uzak durmasını söylüyordu. Yaratık ise tıslıyordu ama sanki dalga geçermiş gibi gülüyordu. Şişman bir kediye benziyordu, sarı gözleri keyifle kısılmıştı ama şeytani bir şeyler saklıydı bu gözlerde. Blackheart›in takip edemeyeceği kadar hızla hareket edip , ellerini Blackheart›in boynuna sardı, şişman ve kısa parmakları genç adamın boynunu yavaşça sıkmaya başladı.Blackheart nefes alamıyordu , yüzü kızarmaya başlamıştı, ya ölüyordu ya da deliriyordu. İkisinin arasındaydı ama hangisinin olduğunu kestiremiyordu. Yaratık sakince, günlük bir işi yapıyormuş gibi tek eliyle genç adamın boğazını sıkarken diğer eliyle giydiği deri ceketin cebinden bir şırınga çıkarttı, Blackheart›in koluna sapladı. Bir tür sakinleştirici,Blackheart ilacın damarlarında gezindiğini hissediyordu. Bayılıyordu, kontrolünü kaybediyor, tatlı bir uykuya çekiliyor gibi hissediyordu. Sersemlemişti, yere düşerken son gücüyle ‹kimsin sen› diye söylendi, sonra bayıldı. Yaratık , boş şırıngayı yere attı ve baygın yatan genç adamın duymayacağını bile bile soruyu yanıtladı, sesi konuşan bir kediyi andırıyordu.
«Vaşak!» dedi son derece özgüven dolu bir sesle, sonra diğer cebinden eski bir cep telefonu çıkardı. Bir takım tuşa bastıktan ve bir dakika kadar bekledikten sonra kısa bir görüşme yaptı,
" Biri gitti, geriye sadece 12 tane kaldı."

Kurtlar Gece ve Kış›ın aşkına uluyor en güzel şarkılarını söylüyorlardı. Baykuşlar iri gözlerini açmışlar bu aşka tanıklık ediyorlardı. Esen deli rüzgar evlerin penceresini dövüyordu. Şehir, bu aşkın etkisi altında titriyordu. Siyahlar içinde adının Vaşak olduğunu söyleyen bir adam genç Lloyd Blackheart›i omzuna almış , karanlıklar içerisinde ilerliyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Vis Sanctus
Kutsal ışık|| Yaratıcı
Kutsal ışık|| Yaratıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 482
Kayıt tarihi : 07/11/10

MesajKonu: Geri: Ophelia Le Cygne   Cuma Tem. 01, 2011 3:46 pm

Gerekli Uzunluk= 9 puan
Anlatım= 18 puan
Renklendirme/Görünüm= 10 puan
İçerik/Kurgu= 18 puan
Akıcılık= 8 puan
İmla= 6 puan
Paragraf Düzeni= 5 puan
Tutarlılık= 2 puan

Toplam= 76
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Ophelia Le Cygne
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Contraria Vocantum Rpg :: RP Out :: Arşiv :: Rol Oyunları-
Buraya geçin: