Contraria Vocantum Rpg
Bir gezegen ve birbirine düşman iki ırk. Bir de arada kalanlar... Yüzyıllardır süre gelen bir savaş... Bu büyülü savaşa siz de dahil olun!

Üyeyseniz giriş yapın, eğer değilseniz hemen kaydolun ve eğlenceyi kaçırmayın!



 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Daenerys Aimée Chevalier

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Daenerys Aimée Chevalier
Rütbesini Almamış Üye
Rütbesini Almamış Üye
avatar

Karakter Yaşı : ~
Rp Partneri : ~
Mesaj Sayısı : 1
Kayıt tarihi : 27/11/11

MesajKonu: Daenerys Aimée Chevalier   Paz Kas. 27, 2011 6:39 pm

Tik-tak, tik-tak. Saatin kitabevini dolduran sesi iyice sinirlerini bozmaya başlamıştı. Sakin olmaya çalışsa da kendine hakim olamıyor, duvar saatine sinirle bakmaya devam ediyordu. Parmakları ile masaya vurarak ritim tutuyor, her dakika başı kol saatine bakıyor ve saatin ne kadar geç olduğunun tekrar farkına varıp, yatıştırmış olduğu sinirleri tekrar alev alıyordu. Derin bir nefes aldı, "O yetişkin biri artık." diye mırıldandı kendine, fakat buna kendisini inandıramıyordu. O hala, 10 yaşındaki, kendine dolu dolu gözlerle bakan sevimli çocuktu, o canından bir parçaydı. 9 yıl geçmişti aradan, Charles'ın ne kadar değiştiğini göremeyecek kadar kör olmuştu gözleri. Astrid gibi oturaklı değildi, Orsay gibi sorumlu biri de değildi. O sadece, her gece eve geç gelen, gününü gün eden, okumaya bile gerek duymayan bir çocuktu. Neyi yanlış yapmıştı Anja, çok mu serbest bırakmıştı onları? Disipline mi ihtiyaçları vardı? Onlara aile sevgisini vermeye çalışırken hep arkadaş gibi davranmış, bir ebeveyn gibi düşünmeyi bırakıp hep onların yaşındayken kendisinin neler yaptığını, seçimlerini düşünmüş, yumuşak davranmıştı. Bu muydu hatası, bu muydu Charles'ı böyle bir hayata sürükleyen?

Kavgaları her zaman ki sözlerle devam ederken birden sıradanlıktan çıkmış, sesleri yükselmiş ve daha önceden hiç söyleyemedikleri şeyleri söylemeye başlamışlardı. Böyle olmasını istemiyordu Anja, en son istediği şeydi hatta yeğeniyle arasının açılması. Fakat göz göre göre hayatını mahvetmesine izin veremeyecekti. Er ya da geç anlardı belki, çocuk olmaktan bıkardı, üniversiteye başlardı? Sadece, yeğeni için en iyisini istiyordu fakat bunu bağırarak yapma yolunu seçmişti. Sinirden gözü dönmüştü, kendisine dönüp bakamayacak kadar öfkeliydi. Fakat bu öfkesi yeğenine miydi, ablasına mıydı, yoksa, derinlerde sakladığı babasına mıydı, düşünmüyordu. Sadece kızıyordu.

"Beni anlamamaya devam ediyorsun!" Bardağı taşıran damla, bu sözleri olmuştu. Onu her zaman anlamaya çalıştığı için bu haldeydi, buna bir son vermeliydi. "Bak, Anja..." dedi, gerisini getiremedi. Bir saniyeliğine olsun, Anja bağırmak yerine, onu dinlemeyi tercih etti, ne diyeceği onun için gerçekten önemliydi. Sonuçta bu, sıradan bir kavga olmayacaktı. "Bunlar bana göre değil, bütün gün çalıştığım zaman ne olacak yani?" Charles'ın sözleri ağzından çıkar çıkmaz, Anja hiç olmadığı kadar sinirlendi. Ondan, hiç ama hiçbir zaman bütün gün çalışmasını istememişti. Elbette isterdi, yanında birkaç saat yardım etsin, birlikte aileden kalan kitapları temize çekip biraz birlikte zaman geçirsinler. Fakat bunu Charles çok yanlış anlamış olmalıydı, sanki onun tek amacı, onu köle gibi çalıştırmak, gençliğini yaşamasına engel olmaktı. "Bütün gün kızlarla sürtmekten daha iyi bir şey yapabileceğini sanmıyordum zaten!" Bir anda aklına ne geldiyse, derinlerde sakladığı, söylemeye ve onu incitmeye korktuğu ne varsa ağzından çıkıvermişti. Sinirliyken düşünemezdi, şimdi de düşünmüyordu. Onun bir gururu vardı, nasıl bu şekilde konuşabilirdi? Fakat yüz hatları üzgün olduğunu değil, hala sinirli olduğunu yansıtıyorken, Charles, Anja'nın bir daha asla unutmayacağı o sözleri söyledi. "Başka kadınlar da eminim sevgililerine senin sürtük olmandan ne kadar rahatsız olduğunu söylüyordur." Kelimeleri algılayabilmesi ve sindirebilmesi bir kaç saniyesini aldı. Artık yüz hatıları tamamen gerilmiş, şaşkınlıkla büyük bir öfkeyle, yeğenine bakıyordu. Yine düşünmeden hareket etti, elini kaldırdığı gibi, düşündüğünden daha fazla bir hızla, tüm öfkesiyle, her zaman okşadığı pürüzsüz yanağa indi.

Ne kadar ileri gittiklerinin farkına varır varmaz yere yığıldı, eliyle yerden destek alırken, diğer eliyle hızla akan gözyaşlarını siliyordu. "Benimle böyle konuşabileceğini sana kim söyledi Charles? Ben senin teyzenim." Sesinin titremesine engel olamadı. Cılız ve üzgündü şimdi. Charles'ın ondan uzaklaşan adımlarının sesini duydu, arkasından bakmakla yetindi. "Gitme." demek isterdi fakat gururu ona engel oluyordu. Kollarını tutup kaldırmaya çalışan yeğenlerine baktı, onların geldiğini fark etmemişti bile. İlk defa onların karşısında bu kadar mutsuz, çaresiz ve zayıf görünüyordu. Hayatı boyunca kendisini böyle görmemeleri için çabalamış durmuştu. Artık, gücü tükenmişti. Daha fazla katlanamıyordu bu büyük sorumluluğa.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Daenerys Aimée Chevalier
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Contraria Vocantum Rpg :: RP Out :: Arşiv :: Rol Oyunları-
Buraya geçin: